Kapadokyanın Dünya Kimliği

Kapadokya’nın Dünya Miras Listesi’nde Yer Alışı :Türkiye,UNESCO Dünya Miras Sözleşmesi’ni 1983 yılında imzalamış,bu tarihten günümüze kadar Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında yürüttüğü çalışmalarla dokuz yeri Dünya Miras Listesi’ne kaydettirmiştir.Bir yerin Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesi için kültürel yada doğal miras niteliği taşıması gerekmektedir.Kapadokya listeye 357 sıra numarasıyla,06 Aralık 1985 tarihinde “Hem kültürel hemde doğal miras” niteliği ile kaydedilmiştir.
Kapadokya’yı Dünyaya Tanıtan Seyyah ve Araştırmacılar Kapadokya’nın XVIII.yüzyıl öncesi tarihi ile ilgili eserler bırakan yazarlar,geneklikle bu bölgede yaşamış yada uzun bir süre kalmış kişilerdir.Bu yazar ve seyyahlar arasında tanınmış olanlar Xenophon (M.Ö.401),Nissalı Gregoir (M.S.334-394),Amasyalı Strabon (M.S.19) dur.Avrupa’nın Kapadokya’dan haberdar olmasının başlangıcı XVIII.yüzyıldır. Kapadokya’yı Avrupa’ya tanıtan Fransız seyyah-araştırmacılardan biri 1705 yılında Fransa Kralı XIV.Louis tarafından görevlendirilen Paul Lucas ve ondan 130 yıl sonra bölgeye gelen Charles Texier’dir. Fransa Kralı XVI.Louis tarafından görevlendirilen Paul Lucas,1705 yılında Kapadokya’ya uğramış ve gördüğü manzara karşısında duyduğu hayret ve hayranlığı,memleketine döndüğünde iki cilt halinde yayınladığı Seyahatnamede dile getirmiştir. Lucas ,Kapadokya’ (cappadocia) da gördüklerini,hayal gücünü de katarak “çok sayıda hiç görülmemiş piramitler” şeklinde yorumlamış,bu yorumun yarattığı yankılar sonucunda 1714 tarihinde tekrar bölgeye gönderilmiştir.Lucas’ın ikinci gelişinde gördüklerini “yok olmuş antik bir şehrin mezalığı” olarak yorumlaması Fransa saray çevrelerinde büyük bir skandala yol açmıştır. Lucas’ın yazdıkları Avrupa kamuoyunda şüpheyle karşılanmış ve gerçeklikten uzak safsatalar olarak değerlendirilmiştir. Bu gelişmelerin ardından Fransız Kralı tarafından Lucas’ın doğruyu söyleyip söylemediğini araştırması için bölgeye gönderilen İstanbul Büyükleçisi Comte Desalleurs, Lucas’ı doğrulamıştır. Aslında Kapadokya’nın Avrupa kamuoyuna daha etkileyici tanıtımını yapan, Fransız seyyah Charles Texier’dir. 1933/1937 yılları arasında Anadolu’ya yaptığı gezilerde Kapadokya’ya uzun zaman ayıran Texier, gezilerinin sonuçlarını gravür ve planlarıyla birlikte Asia Mineure adlı bir kitapta yayınlamış, dünyanın hiçbir yerinde bu sürekli düşsel olayı görmediğini yazmıştır. XIX. yüzyılda Kapadokya’ya gelen Avrupalı seyyahlar daha çok bilimsel amaçlı araştırmalar yapmışlardır. Bunlardan İngiliz seyyah W.F.Ainsworth Kapadokya’nın “sonsuz bir karmaşa şeklinde etrafı çevreleyen konu ve sütun biçimli kayalardan oluşan orman” olduğunu söyler. 1837 yılında İngiliz jeolog W.J.Hamilton ve 1838 yılında Prusyalı Feldmareşal Moltke bölgeye gelen ve yazılarında Kapadokya’dan hayranlıkla söz etmiş olan diğer ziyaretçilerdir. Kapdokya’ya ilişkin bilimsel araştırma ve yayınlar XIX.yüzyılın sonunda başlamıştır. Bölgenin fiziki yapısının analizi ve tarihi kaynakların tanıtımı W.M.Ramsey, J.R.S. Sterret ve Charles Texier tarafından gerçekleştirilmiştir. Kiliselerle ilgili çalışmalar yapınlar da, 1907-1912 yıllarında G. Jerphanion, 1958’de Nicole Thiery ve Catherine Jovilet’dir.


Kapadokya’ (Cappadocia) nın Tarihi ve Dini Mirasınının Dünyadaki Önemi :Nevşehir, tarih boyu farklı dinlere ve kültürlere barınak olmuş bir bölgedir. Bu yüzden bu yöre sadece Müslüman tarih ve dünyasında değil, Ermeni ve Rum dolayısıyla Hıristiyanlık tarih ve dünyasında da önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Devletinin son yüzyılında Kapadokya bölgesinin nüfusu ağırlıklı olarak Müslümanlardan ve Ortodoks Rumlardan oluşmaktadır.Ortodoks Rumlar Türkçe konuşmakta ve yazılarını Grek harfleriyle Türkçe yazmaktadırlar.Ortodoks Rumlar tarafından hazırlanmış olan 1913 tarihli bir salname, Nevşehir de dini grupların nerelere yerleştiğini göstermektedir.Buna göre, Müslümanların oturduğu mahalleler, Nevşehir kalesinin bulunduğu dağın batı ve güneyini çevrelemekte ve dağın doğu yamaçlarına kadar uzanmaktadır. Ermeni mahallesi, dağın kuzeyindeki düzlükte kurulmuştur.Rum Mahallesi ise dağın güneyinde küçük bir dereden başlayarak Büyükkaya denen dağın aşağı tarafındaki çaya ve çayın etrafındaki bahçelere kadar yayılmaktadır. 1887 Konya Vilayet Salnamesine göre Nevşehir ve Ürgüp’ün 67143 olan toplam nüfusu içinde 55207 nüfusla Müslümanlar çoğunluktadır